| esube
Kurumsal
Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan YILDIRIM’ın Mesajı
Türkiye ekonomisinin hem reel anlamda hem de finansal anlamda dünya ekonomisi ile yüksek bir entegrasyon içinde olması nedeniyle, öncelikle 2016 yılı için içsel ve dışsal gelişmeleri kısaca değerlendirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Geçtiğimiz yıl İngiltere’nin AB’den ayrılmaya karar vermesi, Çin ekonomisindeki yapısal dengelenmenin devam etmesi, jeopolitik ve siyasi belirsizlikler gibi etkenler dünya ekonomisinde büyümeyi baskılamayı sürdürmüştür. ABD’nin yılın ilk yarısında beklenenden daha düşük büyüme göstermesi ve İngiltere’nin AB’den ayrılması, gelişmiş ülkelerde büyümede aşağı yönlü baskı oluştururken; gelişmekte olan ülkelerde ise tam tersine emtia fiyatlarındaki göreli yükselme, finansal piyasalarda yükselen ekonomilere olan güvenin artması ve Çin ekonomisine dair endişelerin azalması, büyümede yukarı yönlü bir beklenti oluşturmuştur.

Diğer yandan 2016 yılı ülkemiz açısından zorlu bazı gelişmelere sahne olmuştur. 15 Temmuz Darbe Girişimi ekonominin üçüncü çeyrekte beklenenden daha fazla daralmasına neden olmuş, ayrıca, sonrasındaki oluşan belirsizlikler nedeniyle kredi notumuz hem Moody’s hem de S&P tarafından aşağı yönlü güncellenmiştir. Ancak üçüncü çeyrekteki küçülmeye rağmen ilk üç çeyrekte büyüme performansımız %2,4 olarak gerçekleşmiştir.

Öte yandan 2017 yılında Avrupa Birliği, ihracatımızın itici gücü olmaya devam edecektir. Emtia fiyatlarının göreli istikrarı da özellikle petrol ihracat eden ülkelerle olan ticaretimizi olumlu etkileyecektir. Buna karşın, FED’in faiz artırımlarını hızlandırması ve jeopolitik istikrarsızlıklar ise 2017 yılının aşağı yönlü risk unsurları olarak öne çıkmaktadır.

İhracatçılarımıza 2016 yılında %9 artışla yaklaşık 33 milyar dolar finansman desteği…

Küresel belirsizliklerin yoğun olduğu bu ortamda, Türk Eximbank olarak ihracatçılarımıza sunulan desteğin hem nicelik, hem de nitelik olarak artırılması için önemli bir gayret sarf edilmiştir. Bu çerçevede, nakdi kredi kullandırımı 2016 yılında bir önceki yıla göre %8,7 artışla 21,9 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde, ihracat kredi sigortası desteği ise %9,6 oranında artarak 10 milyar doları aşmıştır. Bunun sonucunda 2016 yılında toplam finansman desteğimiz %9’luk bir artışla 32,9 milyar doların üzerinde gerçekleşmiştir. Böylece ülkemiz ihracatını destekleme oranı %21’den %23’e çıkarılmıştır.

Türk Eximbank büyümeye devam ediyor…

Son dönemde ülkemiz ihracatına sağlanan finansman desteğinin artırılması çalışmaları kapsamında izlenen proaktif politikalar çerçevesinde gerek kredi ve sigorta programlarımızın çeşitlendirilmesi, gerek ihracatçılarımızın taleplerinin daha hızlı karşılanması, gerekse daha fazla ihracatçıya ulaşılmasına yönelik çalışmalarımız sürdürülmüştür. Bunun sonucunda kredilerimizin bakiyesi 17,4 milyar dolar seviyesindedir.

Kredilerin artırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında, aynı dönemde uluslararası ve ulusal para ve sermaye piyasalarından sürekli olarak uygun maliyetlerle borçlanarak kaynaklarımızın artırılmasına çalışılmıştır. Bu kapsamda, 2016 yılında ihracatın finansmanı için yurt dışından sağladığımız kaynaklar bir önceki yıla göre %56 oranında büyütülerek 5,5 milyar dolara yükseltilmiştir. Borçlanmada sürekliliğin sağlanması sağlam bir mali yapı ile mümkündür. Bu çerçevede, 2016 yılını 421 milyon TL civarında bir kâr ile kapatmayı öngörüyoruz. Söz konusu kârı da ihracatçılarımıza sağlanan kaynakların artırılabilmesi amacıyla Banka’nın ödenmiş sermayesine eklemeyi planlıyoruz.

Merkez Bankası kaynaklı Reeskont kredisi ihracatçılarımız açısından önemli bir finansman kaynağı olmaya devam etmekte…

Doğrudan Bankamız tarafından kullandırılan kısa vadeli kredilerimiz genellikle firmaların sevk öncesi dönemde, ihracata hazırlık aşamasındaki finansman ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla kullandırılmaktadır. Bunlar arasında yer alan ve ihracatçılarımızın kısa vadeli finansman ihtiyacının uygun bir maliyetle karşılanması açısından önem taşıyan Merkez Bankası kaynaklı Reeskont Kredisi kullandırımı hızlı bir şekilde sürdürülmüştür. Bu Kredi ile mal ve döviz kazandırıcı hizmet ihracatında bulunan firmalarımızın genellikle 240 güne kadar vadeli bonoları LIBOR+0,75 faiz oranı ile iskonto edilmektedir. Yine Merkez Bankası kaynağından kullandırılan Sevk Sonrası Reeskont Kredisiyle de ihracatçılarımızın yeni ve hedef pazarlarda vadeli satış imkânları ile rekabet şanslarının artırılması amacına yönelik olarak kısa vadeli sevk sonrası finansman desteği sağlanmaktadır. İhracatçılarımızdan gelen yoğun talebi dikkate alan Merkez Bankası, Bankamıza tanıdığı reeskont limitini Temmuz 2016’da 15 milyar dolardan 17 milyar dolara yükseltmiştir.

Bunlara ek olarak, Reeskont kredileri kapsamında katma değeri yüksek ihracatı ve pazar çeşitlendirmesini teşvik etmek amacıyla yüksek teknolojili sanayi ürünleri ihracatı, yeni pazarlara yapılan ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetlerde vade 360 güne çıkarılmış; faiz oranı 240 günlük kredilerin faiz oranı ile aynı tutulmuştur. Ayrıca Merkez Bankası 2016 yılının Kasım ayı sonlarında yaptığı bir düzenleme ile Reeskont Kredileri geri ödemelerinin TL olarak da yapılabilmesine olanak sağlamıştır.

Ayrıca, firmalarımızın maliyetleri ve özellikle küçük ölçekteki firmalarımızın kredi kullanmak için teminat bulma konusunda yaşadıkları zorluklar, Bankamız ürünlerinde çeşitliliğe gitmenin yararlı olacağını göstermiştir. Bu çerçevede, Sevk Sonrası Reeskont Kredisi kapsamında Bankamızın sigorta poliçesi bir süredir teminat olarak kabul edilmekte, böylece firmalarımız başka teminata gerek duymaksızın söz konusu krediden yararlanabilmektedir. Bu uygulama teminat sıkıntısı yaşayan firmalarımız için önemli bir finansman kaynağı olup, bilinilirliğinin artırılması bu anlamda önem taşımaktadır. Buna ek olarak geçtiğimiz yıl yeni ürünümüz Spesifik Reeskont Kredisini uygulamaya koyarak, ihracatçılarımızın Spesifik İhracat Kredi Sigortası Sevk Öncesi/Sonrası Risk Poliçesini de teminat olarak göstererek reeskont kredisi kullanmalarının da önünü açılmıştır.

Bankalardan sonra faktoring şirketleriyle işbirliği sayesinde daha fazla ihracatçıya ulaşılmakta...

Kredi desteklerimiz arasında ticari ve katılım bankaları aracılığıyla kullandırdığımız krediler geniş şube ağı ile daha fazla firmaya ulaşabilmemiz açısından önemli bir yere sahiptir. Bu kapsamdaki en eski uygulamamız olan Sevk Öncesi İhracat Kredisidir. Bu uygulamanın bir benzerini 2014 yılında Sevk Sonrası Reeskont Kredisi kapsamında faktoring şirketleriyle gerçekleştirmeye başladık. Böylece, Bankamız müşterisi olmayan ihracatçılarımız da artık çok uygun maliyetlerle ihracat alacaklarını iskonto ettirerek finansmana ulaşabilmektedir. Bu tür kredilerimiz için firma başvuruları, krediye aracılık eden banka ya da faktoring firması tarafından alınmaktadır.

Faktoring şirketleri aracılığıyla kullandırılan kredilere bu şirketlerin sahip oldukları geniş iş ağları ve hızlı finansman çözümleri sebebiyle ayrı bir önem veriyoruz. Zira uluslararası ticarette, firmaların ihtiyaç duydukları finansman desteğini sağlamak kadar bu finansmanın doğru zamanda ve etkin bir şekilde karşılanması da büyük önem arz etmektedir.

Sevk sonrası reeskont kredisinin faktoring şirketleri aracılığıyla kullandırıma açılması daha fazla ihracatçıya ulaşılması açısından büyük bir katkı sağlamaktadır. Halihazırda, Bankamızca ihracat faktoringi alanında faaliyet gösteren 18 şirketten 14’üne limit tanınmıştır. Amacımız, işbirliği yaptığımız faktoring şirketi sayısını ve bu uygulamanın bilinirliğini artırarak daha fazla ihracatçımıza ulaşabilmektir. Ayrıca yakın zamanda, döviz kazandırıcı hizmet ihracatı gerçekleştiren firmalarımız da Sevk Sonrası Reeskont Kredisi programının kapsamına alındığından faktoring şirketleri aracılığıyla bu firmalarımıza da daha hızlı ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.

İhracatçılarımıza sağlanan orta-uzun vadeli kredi imkanları da artırılmakta…

Kısa vadeli kredi desteğinin yanı sıra, kredi portföyümüzün vadesini uzatarak, ihracata ve ihracatçılarımıza sunduğumuz katkının yelpazesini genişletmekteyiz. Bu amaçla ihracata yönelmek veya mevcut ihracatını artırmak için finansmana ihtiyaç duyan firmalarımızın kapasite artırıcı ya da yeni yatırımları 7 yıla kadar vadeli İhracata Yönelik Yatırım ve İşletme Sermayesi Kredileri ile desteklenmektedir. Katma değeri yüksek ihracat artışına katkı sağlamak amacıyla da yurt dışında marka alımları 10 yıla kadar vadeli Marka Kredisi ile desteklenmektedir. Nitekim, son yıllarda bu doğrultuda uygulanan programlar sonucunda orta uzun vadeli kredilerimizin toplam kredi portföyümüz içindeki payı 2014 yılında %24’ten, 2016 yılında %37’ye kadar yükseltilmiştir. Orta-uzun vadeli kredilerimiz ile ihracatımızda orta-ileri teknolojili ürünlere dönüşümüne de önemli bir katkı sağlayacağımıza inanıyorum.

Alıcı kredilerinde çeşitlilik de, kullandırım da artıyor…

Bilindiği üzere, ihracatçının ürünlerini satmak istediği alıcının, finansman sağlamakta zorlanması durumunda, Türk Eximbank alıcılara da kredi vermekte, böylece ihracatçıların mallarına yönelik talep yaratılmasına katkı sağlamaktadır. Son yıllarda genişletilen Uluslararası Ticaretin Finansmanı ürün portföyü ile özellikle yüksek katma değerli ürün ihracatında ihracatçılarımıza rekabet üstünlüğü kazandırılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda, dört kredi programı kapsamında ihracatçılarımızın finansman ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışılmaktadır. Bu programlar; Yurt Dışı Bankalar Alıcı Kredileri, Yurt İçi Bankalar Alıcı Kredileri, İhracat Alacakları İskonto Programı ve Devlet Garantili İşlemler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Öte yandan, Uluslararası Proje Kredileri kapsamında, Türk müteahhitleri tarafından yurt dışında üstlenilen projeler, devlet garantisi altında ya da Bankamızca analizi yapılarak muteber bulunan yurt dışı bankalara tahsis edilen limitler çerçevesinde 10 yıla kadar vade ile kredilendirilmeye devam edilmiştir. Günümüzde, Afrika bu alanda önemli bir pazar olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk Eximbank şimdiye kadar finansman desteği sağladığı en yüksek tutarlı kredi projesinin gerçekleştirildiği Etiyopya’nın yanı sıra, Gana ve Senegal’de de çeşitli projeleri finanse etmektedir.

Uluslararası krediler kapsamında, 2016 yıl sonu itibariyle bir önceki yıla göre %97’lik bir artışla 271 milyon dolar tutarında kredi kullandırılmıştır.

Kredi sigortası ile ihracatçılara mevcut pazarlardaki paylarını koruma ve yeni pazarlara açılma imkanı tanınmakta…

Türk Eximbank, 2016 yılında da kredi programlarının yanı sıra, 238 ülkenin kapsam dahilinde olduğu kredi sigortası desteği ile ihracatçılarımızın riskten arınmış bir ortamda faaliyet göstermesine imkan tanıyarak, mevcut pazarlardaki paylarını korumalarının yanı sıra, yeni ve tanımadıkları pazarlara da güvenle açılmalarına ve alıcılarına vadeli ödeme koşulları sunarak rekabet gücü kazanmalarına olanak sağlamaya devam etmiştir. Ayrıca, ihracatçılar küresel piyasalardaki risklerin halen varlığını koruduğu bir ortamda alacaklarını tahsil edememe riskini Türk Eximbank’a devrederek önemli bir rekabet avantajı elde etmektedir. Bunlara ek olarak, ihracatçıların yurt dışı alacaklarının yanı sıra yurt içi alacaklarının da sigorta kapsamına alınmaya devam edilmesiyle ihracatçılarımız açısından önemli bir risk unsuru daha ortadan kaldırılmaktadır.

Ülkemiz ihracatında katma değeri yüksek ürünlerinin payının artırılması amacı doğrultusunda nakdi kredilerde olduğu gibi kredi sigortası ve garanti faaliyetlerinde de orta ve uzun vadenin payının artırılması hedeflenmektedir. Spesifik İhracat Kredi Sigortası programında, İhracat Alacakları İskonto Programı kapsamında poliçesinin teminat olarak da kabul edilmeye başlanmasıyla birlikte son yıllarda bir ivmelenme göze çarpmaktadır.

İhracat sektörüne 2017 yılında 39,8 milyar dolar destek sağlayarak, ihracatın %25,9’unun finanse edilmesi hedeflenmekte…

Küresel piyasalarda gelişmekte olan ekonomiler üzerindeki baskının yoğunlaştığı mevcut ekonomik konjonktürde, sürdürülebilir ihracat artışının önemi günden güne artmaktadır. Eximbank olarak ülkemiz ihracatının finansmanında önemli bir rol üstlendiğimizin bilincindeyiz. Bu kapsamda hedefimiz, önümüzdeki dönemde de sağladığımız nakdi kredi ve sigorta/garanti imkanlarını çeşitlendirerek ihracat sektörüne sağlanan desteğin kesintisiz ve artırılarak sürdürülmesidir. Bu doğrultuda ihracatçılarımıza sunduğumuz desteği artırmayı ve daha fazla ihracatçıya ulaşarak yeni kredi ve sigorta programlarıyla ihracatçılarımızın geniş ürün yelpazemizden en üst düzeyde faydalanabilmesini sağlamayı amaçlamaktayız.

Bu çerçevede, 2017 yılında ihracat sektörüne 25,7 milyar dolar nakdi kredi, 14,1 milyar dolar kredi sigortası ve garanti olmak üzere toplam 39,8 milyar dolar tutarında finansman desteği sağlamayı hedefliyoruz. Böylelikle, Türkiye ihracatına sağladığımız destek oranını %25,9’a çıkaracağız.

Bu amaca yönelik olarak Merkez Bankası ile reeskont kredisinin orta vadeli olarak da kullandırılabilmesine yönelik görüşmelerimiz sürdürülmektedir. Ayrıca, 2017 yılında ihracatçılarımıza kullandırdığımız kredilerin teminatlandırma prensiplerinde değişikliğe giderek, firmaların kredi değerliliklerine göre teminat saptayacağız. Böylelikle kredi notu uygun bulunan firmalarımız ile gerçek ve tüzel kişi kefaleti dahil olmak üzere farklı teminatlarla çalışılabileceğiz ve reeskont kredilerinde yaklaşık %30’luk bir kısmın kefalet karşılığı olmasını planlıyoruz.

Diğer taraftan bir başka kolaylık da yurt dışı müteaahitlik hizmetleri sektörüne gelecektir. Uluslararası piyasalarda müteahhitlik sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın hem mevcut pazarlardaki hem de yeni hedef pazarlardaki paylarının ve mevcut rekabet güçlerinin artırılarak uzun dönemde kalıcılığının sağlanması hedefi doğrultusunda 2017 yılında yurt dışı müteahhitlik firmalarına orta ve uzun vadeli 1 milyar dolar kredi kullandırılmasını planlıyoruz. Buna yönelik olarak Ekonomi Bakanlığı ile birlikte gerekli düzenlemelerin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarımız sürdürülmektedir.

Alıcı kredisi niteliğindeki Uluslararası Kredi Programlarımız kapsamındaki önemli hedeflerimizden biri de, son yıllarda aktif olarak kullanılmayan ancak birçok ihracat kredi kuruluşunun yaygın olarak sunduğu “Orta-Uzun Vadeli Garanti” programını canlandırmaktır. Bu kapsamda programın içeriği geliştirilerek garanti anlaşmalarının güncellenmesine yönelik çalışmalara devam etmekteyiz. Böylece yurt dışındaki alıcıların diğer finans kuruluşlarından daha uygun koşullu kredileri Bankamız garantisi kapsamında kullanmalarının yolu açılarak mal ve hizmet ihracatımız desteklenecektir.

Öte yandan, mevzuat, altyapı, teknoloji, bilişim gibi alanlardaki gelişmeleri yakından takip ederek kredi ve sigorta faaliyetlerinde bürokrasiyi azaltıcı, ihracatçıların hizmetlerimizden olabildiğince rahat, hızlı ve kolay anlaşılabilir bir şekilde faydalanmaları için yürüttüğümüz çalışmaları 2017 yılında da sürdüreceğiz.

Bunları gerçekleştirirken, ihracatçılarımız, döviz kazandırıcı faaliyetlerde bulunan firmalarımız ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlerimizin talep ve önerilerini dikkate alarak ortak bir sinerji yaratmak için çalışacağız. Ayrıca, ülkemiz ihracatında katma değeri daha yüksek, ileri teknoloji ürünlerinin payının artırılması amacına da katkı sağlayacak finansman desteklerine ağırlık vereceğiz.